Yayınlar
Rhythmic cycles and structures in the art music of the Middle East : / edited by Zeynep Helvacı, Jacob Olley, Ralf Martin Jäger
Konu Music, art music, sanat müziği
Yazar
Yıl 2017
ISBN/ISSN 978-3-95650-172-2
Yayıncı Orient-Institut Istanbul, Ergon-Verlag
Özet Ralf Martin Jäger: Preface and Dedication | Introduction || Eckhard Neubauer: A Historical Sketch of the Musical Metre Called Ramal || Owen Wright: The Ottoman Usul System and its Precursors || Owen Wright: Amīr Ḫān Gurjīand Safavid-Ottoman Usul Parallels || Yalçın Tura: Observations on the Use of the Rhythmic Cycle Darb-ı Fetih (“Rhythm of Conquest”) in Turkish Vocal Music of the 17th – 19th Centuries || Judith I. Haug: Representations of Uṣūl in ʿAlī Ufuḳī’s Manuscripts || Nilgün Doğrusöz-Dişiaçık: The Usûl Issue in Kırşehrî According to a Fifteenth-Century Manuscript || Ş. Şehvar Beşiroğlu / Ozan Baysal: How to Transcribe and Analyze Usûl and Tempo in the Cantemir Music Collection || Ruhi Ayangil: The Role and Importance of Periods in Understanding the Usûl Hâvî and Büyük Usûl (Large Usûl) Structures || Walter Feldman: The Art of Melodic Extension Within and Beyond the Usûl || Jacob Olley: Rhythmic Augmentation and the Transformation of the Ottoman Peşrev, 18th – 19th Centuries || Ralf Martin Jäger: Aspects of Formal Structure and Melodic Time Organization in the Early 19th-Century Peşrev: Some Conclusions on Zekî Mehmed Ağa’s (1776-1846) “Şehnâz Bûselik Peşrevi” and its Contemporary Versions || Salah Eddin Maraqa: How Turkish are “al-uṣūlāt al-turkiyya” in Kubaysī’s Safīna? || Angelika Jung: Some Reflections About the Pulsating, Limping, Striding, and Dance-like Movement Patterns (Usūl) in the Shashmaqam in the Context of the Sufi Path of Truth ||John Morgan O’Connell: Usûlsüz: Meter in the Concerts of Münir Nurettin Selçuk (1923-1938) || Martin Stokes: Fantezi/Fantasy and Usûl || Songül Karahasanoğlu: Approaches to Folk Music Resulting From Republican Period Music Policies
Konu Byzantion, Constantinopolis, Kent tarihi
Yazar Murat Arslan – Turhan Kaçar
Yıl 2017
ISBN/ISSN 978-605-4642-67-0
Yayıncı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yayınları
Özet İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul Araştırmaları Dizisi kapsamında Byzantion’dan Constantinopolis’e İstanbul Kuşatmaları adlı bir derleme çalışması sunuyor.

Kitap, kentin yaklaşık iki bin yıllık geçmişinde karşı karşıya kaldığı kuşatmaların tamamını tek tek ele al¬mamasına rağmen kaynaklarda ön plana çıkanlar üzerine bir tür tam görünüm -panoptikon- sunan, Eskiçağ ve Ortaçağ tarihi araştırmalarında gün geçtikçe öne çıkan antik kaynak, epigrafik belge ve nümismatik buluntu çeşitliliğini dikkate alan ve güncel literatüre dayanan bir derleme çalışması.

Kitapta yer alan Türkçe ve İngilizce araştırmalar, kuruluşundan itibaren en yakın komşuları Trakyalılardan başlayarak Hellenler, Persler, Makedonyalılar, Hellenistik krallıklar, Romalılar, Avarlar, Sâsâniler, Araplar, Bulgarlar, Ruslar, Haçlılar ve Osmanlılar tarafından kuşatılan İstanbul’un, sadece kimler tarafından nasıl kuşatıldığı üzerinde durmuyor, aynı zamanda siyasi çekişmelere, iç savaşlarla sonuçlanan anlaşmazlıkların doğurduğu kuşatmalara ve başkentin savunma unsurlarına da dikkat çekiyor.
Konu Caricature; Ottoman history; 19th century; Beyoğlu; Pera; Yusuf Franko Kusa
Yazar Bahattin Öztuncay (editor)
Yıl 2016
ISBN/ISSN 9789757078487
Yayıncı Vehbi Koç Vakfı
Özet

Yusuf Franko Kusa Bey (1856–1933), a high-ranking bureaucrat in fin-de-siècle Ottoman imperial administration, was also a talented caricaturist. Because of his duties in the Ottoman Foreign Ministry, and spending most of his life in Istanbul, he was both a member and an observer of high-society social circles in Pera [Beyoğlu]. Ambassadors, ministers, diplomats, famous opera singers, painters, Pashas and Efendis, Madames and Monsieurs, were part of this social milieu, and most of them became eternally recorded through the ‘types and charges’ in Yusuf Franko’s caricature album. Including images of himself, he charged his subject materials, the people in his social network, with their particular qualities and transformed their portraits into witty caricatures that reflected contemporary scenes of social life and political debates in Pera. This publication includes two volumes: one of 500 facsimiles of Yusuf Franko’s own caricature album, Youssouf, and an edited book consisting of three articles and an annotated appendix. While the articles analyze the majority of his caricatures from diverse perspectives (his family history and biography, the history of contemporary European caricature art and politics, and the social and spatial context in which he drew his caricatures), the appendix gives brief information about each caricature plate following the exact order in the facsimile. These extraordinary caricatures are published for the first time in their entirety since they were discovered in an antique rug dealer's shop in Istanbul in 1957.  

 

 

Das Armutssujet in der türkischen Literatur des 20. Jahrhunderts
Konu Turkish literature, poverty
Yazar Schweißgut, Karin
Yıl 2016
ISBN/ISSN 978-3-95650-224-8
Yayıncı Ergon-Verlag
Özet The book analyzes the literary treatment of poverty in the Turkish literature of the 20th century comprehensively and in detail. The study is based on the assumption that literature is created in a specific cultural, social, ideological and socioeconomic context and reflects this context. For the understanding of literature the cultural sciences approach opens up new perspectives and thus this study focuses on the specific contribution of literature to the discourse on poverty. On the basis of selected case studies, procedural methods and the understanding of art in the writing about poverty are analysed. The language of the book is German.
Konu yıllık, antik çağ, bizans, osmanlı ve cumhuriyet dönemi
Yazar
Yıl 2016
ISBN/ISSN 2147-2068
Yayıncı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yayınları
Özet İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, kentte yaşanan “hafıza kaybına”, bunun tetiklediği kimlik bunalımına ve kültürel erozyonuna ilişkin duyarlılığı arttırmaya yönelik etkinlikler yapmak üzere kuruldu. Enstitünün süreli yayını olan İstanbul Araştırmaları Yıllığı, başından beri bu amaca hizmet ediyor ve olabildiğince kentin geçmişini bütüncül bir anlayışla ele almayı hedefleyen makaleler dizisi içermeye gayret gösteriyor.

Yıllığın 5. sayısında da, antikçağ, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini kucaklayan geniş bir ufuk içinde kentin tarihi, arkeolojisi ve kültürel kimliğinin çeşitli boyutlarına ilişkin özgün araştırmalar yer alıyor: Antik döneme ait yazıtlar; Bizanslı kadın baniler ve manastırlar; Dördüncü Haçlı Seferi’ni takip eden, kısa süreli Latin egemenliğinin Kalenderhane Camii’nde bıraktığı freskler; çağlardan beri su sorununun yaşandığı kentin “hinterland”ında Bizans dönemine ait su yolları; kentin kimliğinde önemli bir kırılmanın gerçekleştiği Lâle Devri’nin simgesi haline gelmiş ve hemen bütün izleriyle ortadan kalkmış Sa’dâbâd Sarayı ile çevresinin mimarisi ve toplum hayatına getirdiği yenilikler; kentin mistik ve kültürel hayatında önemli bir yeri olan Galata Mevlevîhanesi ile yakın çevresinin 19. yüzyılda tanık olduğu değişim; 19. yüzyıldan Cumhuriyet’e rasathanelerin gelişimi; içerdiği birimlere ilişkin birçok bilinmeyenin bulunduğu Dolmabahçe Sarayı’nda, Hareket Köşkleri’nin inşa ve tefriş süreçlerine ilişkin belgelere dayalı değerlendirmeler ve Tanzimat’tan Cumhuriyet’e İstanbul’da sayfiye olgusunun değişimi.
Konu şehir tarihi, osmanlı imparatorluğu, sosyal tarih
Yazar Işıl Çokuğraş
Yıl 2016
ISBN/ISSN 978-605-4642-62-5
Yayıncı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yayınları
Özet İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün, İstanbul Araştırmaları Dizisi kapsamında yayınlanan Bekâr Odaları ve Meyhaneler, 1789’dan 1839’a Osmanlı İstanbulu’nda marjinalite ve mekân olgularını ele alıyor. Geç Osmanlı payitahtında marjinalite, meşru ile gayrimeşrunun tam sınırı üzerinde konumlanma haline işaret eder. Bir toplumsal grup, pratik veya mekân için marjinal olmak, varlığı ne bütün olarak kabul edilebilir ne de bütünüyle reddedilebilir olmak demek.

Bekârlar, hem kentin ihtiyaç duyduğu işgücünün önemli kesimini sağlayan bir grup oluşturuyor hem de aile denetiminden yoksun tekil kişiler olarak nitelenip mahalle odaklı yaşama tehdit olarak algılanıyorlardı. Meyhane de böyle bir mekân, çünkü içki kullanımı uzun zaman boyunca sadece gayrimüslimler için olağan sayılan, en azından resmen böyle ifade edilen bir pratik. Oysa Müslümanların da bir kesimi, hemen her dönemde içki içmekteydi.

Kitap, geç Osmanlı İstanbulu’nun söz konusu iki "yarı gizli" ama çok olağan marjinal olgusunu aydınlatmayı deniyor. Hep sorun olarak tanımlanmış, aşağılanmış, ancak onlarsız olunamayan bir dizi gerçekliğin tarihsel izlerini sürüyor.

Işıl Çokuğraş: (26 Kasım 1982, İstanbul) 2000 yılında Robert Lisesi’nden, 2005 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu, 2008 yılında Mimari Tasarım Programı’ndan yüksek lisans derecesi aldı. 2013 yılında doktora çalışmalarını tamamlayan Işıl Çokuğraş, İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki öğretim üyeliği görevini yardımcı doçent unvanı ile sürdürmektedir.
Konu Arkeoloji, Tarih
Yazar Zeynep Çelik
Yıl 2016
ISBN/ISSN 978-605-9389-17-4
Yayıncı Koç Üniversitesi Yayınları
Özet

Eski eserlerin sahibi kimdir? Günümüzde uluslararası anlaşmazlıklarda canlı bir yer tutan bu alışılmış sorudan yola çıkan Asar-ı Atika, eski eserler üzerinden geçmişi sahiplenme olgusunu siyasi ve kültürel boyutlarıyla ele alıyor. Arkeolojinin akademik bir disiplin haline geldiği 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında, arkeoloji ve ulus kurma pratikleri arasındaki ilişkiye disiplinlerarası bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Hükümetlerin, müzelerin, arkeologların ve kazı işçilerinin eski eserler üzerindeki hak iddialarını inceleyerek arkeolojinin kültürlerarası ilişkiler ve iktidar mücadelelerinde oynadığı rolü ortaya koyuyor.

Zeynep Çelik, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki eski eserlere dair uluslararası söylemi açığa çıkarırken, Avrupa müzelerine nazaran yeni oluşan iki müzenin kuruluş ve büyüme süreçlerini de karşılaştırıyor: İstanbul’daki Müze-i Hümayun ve New York’taki Metropolitan Museum of Art. Çalışmasında kurumların ötesine uzanarak Batılılar, Osmanlı memurları ve işçiler arasındaki etkileşimi çözümleyen Çelik, kazı işçilerinin sesi gibi arkeoloji tarihinde geri planda kalmış bakış açılarını da gündeme getiriyor.

İngilizce aslıyla aynı anda Türkçede.

Zeynep Çelik, New Jersey Institute of Technology’de mimarlık profesörü.

Konu Dört Ayaklı Belediye: İstanbul’un Sokak Köpekleri sergisi, fetihten 19. yüzyıl başlarına kadar kentin sakini addedilen sokak köpeklerinin, Tanzimat sürecinde, siyasal ve buna bağlı olarak sosyal koşulların değişmesiyle birlikte toplumsal hayattaki yerlerinin dönüşümüne odaklanıyor.
Yazar
Yıl 2016
ISBN/ISSN 978-605-4642-63-2
Yayıncı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü
Özet Dört Ayaklı Belediye: İstanbul’un Sokak Köpekleri sergisi, fetihten 19. yüzyıl başlarına kadar kentin sakini addedilen sokak köpeklerinin, Tanzimat sürecinde, siyasal ve buna bağlı olarak sosyal koşulların değişmesiyle birlikte toplumsal hayattaki yerlerinin dönüşümüne odaklanıyor. Sergiye eşlik eden katalogda, küratör Ekrem Işın ile danışman Catherine Pinguet’nin konuyu genel hatlarıyla kapsayan makalelerinin yanısıra, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu, Pierre de Gigord Koleksiyonu ve Galeri Alfa Koleksiyonu’ndan seçilen fotoğraf, gravür, kitap ve dergilerin eşliğinde, önce sokak köpeklerinin geç Osmanlı döneminde gündelik yaşamdaki serüveni, ardından 1910 yılında Hayırsızada’ya (Sivriada) sürgünü anlatılıyor.
Konu history of art, archaeology, Byzantium
Yazar Antony Eastmond
Yıl 2016
ISBN/ISSN 978-605-9388-01-6
Yayıncı ANAMED
Özet Londra Üniversitesi Courtauld Enstitüsü dekanı Prof. Dr. Antony Eastmond’ın editörlüğünü üstlendiği kitap, Bizans İmparatorluğu’nun gücünün azaldığı dönemde, başkent İstanbul ile siyaset, ticaret ve sanat alanlarında rekabet eden Trabzon’a ve döneminin en önemli yapılarından biri olan Trabzon Ayasofyası’na odaklanıyor.
Konu Byzantine Empire -- Commerce -- Congresses.
Yazar Paul Magdalino & Nevra Necipoğlu (eds.)
Yıl 2016
ISBN/ISSN 9786059388054
Yayıncı Koç University's Research Center for Anatolian Civilizations (ANAMED)
Özet In the Byzantine Empire, Constantinople served not only as an administrative, military, and religious center, but also as one of trade and commerce. The city was selected as the new imperial capital due to its geographical advantages, its vast hinterland, its situation as an ideal vantage point for travel by land and sea, and its safe natural harbors, making it a perfect location for trade. Considering that medieval Anatolia, and especially Constantinople, was located at the center of a broad trade network and was a center of both production and consumption, trade is rightfully a continuing subject matter of Byzantine studies...The articles collected in this volume derive from papers presented at the Third International Sevgi Gönül Byzantine Studies Symposium on “Trade in Byzantium” held in Istanbul on 24–27 June 2013.;
Konu Religiöse Literatur / Handschrift / Osmanisches Reich
Yazar Tobias Heinzelmann
Yıl 2015
ISBN/ISSN 9783956500923
Yayıncı Ergon-Verl; Orient Institut-Istanbul
Özet Im Osmanischen Reich spielte der Typendruck erst ab dem 19. Jahrhundert eine relevante Rolle bei der Buchproduktion. Stattdessen wurden Texte von Hand abgeschrieben. Das wirft die Frage auf, wie und von wem in dieser Manuskriptkultur Bücher genutzt wurden. Die vorliegende Studie untersucht dies anhand eines umfangreichen Korpus von Handschriften, welche zwischen dem 15. und 19. Jahrhundert entstanden. Es handelt sich um Abschriften der Werke der Brüder Yazıcıoġlu (15. Jh.), die bis ins frühe 20. Jahrhundert zu den meistgelesenen religiösen Texten im Osmanischen Reich gehörten. Die Handschriften des Korpus unterscheiden sich hinsichtlich der Textüberlieferung (einschließlich der Orthographie, der graphischen Gestaltung und der Mitüberlieferung), und sie enthalten in unterschiedlichem Umfang Nutzungsspuren (Besitz- oder Stiftungsvermerke, Geburtsvermerke von Angehörigen der Besitzer, Randglossen, Lesezeichen).